Burhan İşiyok |
İnsan bazen hafızasında yaşar. Hafıza bir belge midir, değil midir tartışılır. İnsan ölünce o belge de ölür mü?
İnsan hafızasında da yaşar, umudunda da. İnsan yarasındadır ve İnsan kimi yaralarını geçmişi gibi kendisiyle taşır. Ve herkes bir yaranın bir acının elinden tutmalı ki, gün aydınlığa çıkabilsin.
Şair Yazar Cem Erdeveciler yeni eseri “Zamanın Çarkları Arasında” kitabında hem geçmişe uzanma ve geçmişi hatırlatma, hem de gelecekte ders alma ve düşünme, düşündürme teması işlemiş. Yazar İzmir bakışıyla 12 Eylül’ü ele almış ve konuları dile getirmiştir. Ben 12 Eylül’le ilkokul son sınıfta Diyarbakır Kulp Yatılı Bölge okulunda tanıştım. Askerler okulu basıp Orta Okul okuyan 34 arkadaşımızı ve 3 öğretmenimizi alıp götürdüğünde. Hepimiz hüzünden dönüp kalmıştık. Dört gün sonra arkadaşlarımızı bıraktıklarında birçoğunu tanıyamadık. Hepsinin kafası traşla sıfır vurulmuştur. Götürdükleri öğretmenlerimizden birini kırk yıl sonra Diyarbakır’da kirap fuarında gördüm, bir diğerini Cengiz hocayı yıllar sonra bir özel dershanede öğretmenlik yaparken buldum. Yusuf hocaya ne oldu hala bilmiyorum.
Memetşah orta ikiden okulu bıraktı on dört arapça süreyi ezberlemedi diye din öğretmeninden feci şekilde dayak yiyince kapıyı çarpıp gitti.
Ramazan Kulp’taki bir çatışmada daha genç yaşta hayatını kaybetti
Burhan siyasi kitapları yakalatmamak için toprağa gömdü.
Medeni Bitlis Öğretmen Lisesi sınava yetişmek için minübüse yetişmek için koşarken askerler tarafından gözaltına alındığından o yılı boşuna gitti.
Umut esnaflık yaptıĝı dükkanında bayrak asılı olmadığı gerekçesiyle dövüldü.
Yine bir başkası cebinde müzik kasetleri çıktı diye şiddet gördü.
Nazım Hikmet ve Ahmed Arif karpostali taşıdı diye birinin dişleri kırıldı.
Ve daha neler neler.
Cem Erdeveciler’in yeni kitabı “Zamanın Çarkları Arasında” ucunda bur iğne deliĝi kadar aydınlanma ışığını yaratsa bile çok çok önemlidir. Emek ve çabalarından dolayı sevgili Cem Erdeveciler’e yüreğine, kalemine başarı ve kuvvet diliyorum.
Bol okurla buluşsun.