Sanrılar, insan ruhunun en mahrem kıvrımlarında yankılanan psikolojik sarsıntıları, duygu patlamalarını ve aşkın o yakıcı hakikatini fütürist bir bakış açısıyla yeniden tanımlayan sıra dışı bir şiir şölenidir. Bu sayfalarda gezinirken yalnızca sözcükleri okumayacak; yaşanmışlıkların katı gerçekliğiyle geleceğin mekanik ve soyut dokusunun nasıl büyüleyici bir ahenk’e dönüştüğüne tanıklık edeceksiniz.
Şair; insan zihninin karanlık labirentlerinde beliren sanrıları, zihinsel kırılmaları ve tutku dolu yaşanmışlıkları birer hammadde gibi işler. Ancak bu duyguları geleneksel bir ağıt ya da romantik bir iç döküşle değil; fütürizmin dinamik ritmi, çeliğin soğuk estetiği, hızın ve Gelecek’in büyüleyici diliyle yoğurur. Aşk, bu şiirlerde geçmişe duyulan edilgen bir özlem olmaktan çıkar; ruhun geleceğe doğru atıldığı, zamanın sınırlarını zorlayan bir ivmeye dönüşür.
Her dize, geçmişin derin izlerini taşıyan kırık bir aynadır; fakat bu ayna, klasik bir geçmişe değil, aydınlatılmış bir geleceğe bakar. İnsan psikolojisinin en hassas telleri, fütürist yapının o keskin ve sarsıcı tınılarıyla akort edilmiştir. Metindeki yaşanmışlıklar, zamanın dişlileri arasında ezilip yok olmak yerine; bir zarafetle ve sarsıcı biçimlerde yeniden canlanır.
Sanrılar, zihnini estetik bir sarsıntıya açmak, aşkı ve insan ruhunu geometrik hatlar, fütüristik imgeler ve yüksek bir duygu yoğunluğu içinde yeniden keşfetmek isteyen okurlar için zihinsel bir şölen vaat ediyor.
Zamanın ve mekânın ötesine uzanan bu dizelerde, kendi sanrılarınızın fütüristik yansımasını bulacaksınız…